Bu da bizim şehirli alışkanlığımız. Sanki ona Viççik demek ayıpmış gibi. Oysa lakaplar bütün köyde açık yürekle ve gocunmadan kullanılır. Tabi ki, yüzüne karşı hele de yaşınız daha gençse söylenmez ama herkes o kişiyi lakabıyla tanır, nüfus cüzdanındaki isimler bilinmez bile.
Biz ona Happa Teyze derdik, bugün annem ölüm haberini bize söylerken hayretle “meğer nüfusta ismi Ayşe imiş” dedi.
Karayurt köyünün en ilginç karakterlerinden ve renkli simalarından biri olduğuna şüphe yok. Köy kadınlarının mecburen edindiği somurtkan, içe kapanık tavrı yoktu, neşeli, girişken, meraklı, sohbetten kaçınmayan bir karakteri vardı. Bizimle Babo emmimizin karısı olarak akrabalığı vardı (ki, o da tersine pek ağırbaşlı, pek konuşmayan ağır takılan birisiydi) . Son yılları hastalıkla ve köyün hemen tüm yaşlıları gibi bakılma sorunu ile geçti. Bildiğim kadarıyla özellikle kızları bakımını üstlendiler. Yukarıdaki resmi 2007 yılında yayla evinde Döne Abla’nın yayla evinin önünde çekmişiz…. Geçen zaman ve geçen insanlar….

Çocukluğumuzda Vicçik kim deseler Babo’nun “Herifi” derdik. Sanırım bunun sebebi köyde Babo’dan daha çok Vicçik adının geçmesi idi. Erkek egemen toplum yapısının sonucudur muhtemelen. Allah rahmet eylesin…
Rahmetli, babamın amcasının karısı olduğundan bizler sizlere kıyasla oldukça iyi tanıyorduk. Tabii kuşak farkının da etkisi var.