Köyde eskiden öyle bir hayat vardı ki, adaya düşen Robinson gibi hemen her kullanılan veya yenilen şeyin üretimi bizzat yapılırdı.
Yünün kilime dönüşmesi, yaz ortalarında koyunların kırkılmasıyla başlardı. İnternette bir site, bu süreci gayet güzel aşamalı şekilleriyle tarif etmiş, ben o yüzden ayrıntısına girmeden link vereceğim: http://www.odekkoyu.org.tr/Koyun_Kirkma.htm
(Bu link Ödek köyünün web sayfasından. Sağolsunlar siteye köyün dünya küresi üzerindeki yerini işaretlemişler ama yine de hangi ile bağlı olduğunu anlayamadım. Sivas gibi görünüyor.)
Koyunlar, kırklık denen iri yarı makaslarla genellikle yaylada kırkılırdı. Yünler, yıkanmak üzere tehliz denen naylon çuvallar içinde köyün kışlak yerine indirilirdi. (Annem, bazen yaylada da yün yıkandığını söyledi). Köye dönüldüğünde, köyün düzlük yerinden akan çayın sakin sularında, sığ yerlerde bu yünler tahta tokaçlarla taşlar üzerinde vura vura yıkanır, kirlerinden arındırılırdı. Kurutmak için taşlara serilirdi.
Bir sonraki aşama, yünlerin yün tarağında taranmasıydı (bilenler bilir, bilmeyenler yün tarağı yazıp google resimlerde bulabilir, kısaca, ütü masası tablasına benzer bir tahta, bir ucunda sık demir çubuklar çakılı).
Buradan çıkan yünler pamuk şekeri kıvamında yumuşak olurlardı. Daha sonra da bu ipler kirmenlerle eğrilip hakiki bildiğimiz ipe dönüşürdü. Yumak şeklindeki ipler, orlon saran kadınların yaptığı gibi gevşek gevşek sarılırdı bazen, buna da kelep deniyordu galiba. Yünler, boyanmak için kelep haline getirilirdi bildiğim kadarıyla. Yünler, kazanlar içinde, doğal kök boyaları içinde kaynatılarak boyanırdı. Sütleğen bitkisi ile kahverengi-saz rengi verilirdi. Birkaç renk ise doğadan bulunmaz, gelen satıcılardan alınırmış.
Kilim, artık tarla işleri bitince sonbahardan itibaren dokunurdu genelde. Istar ve kırklık kelimelerini söyleyeceğim bir tek, kilim dokumanın ayrıntılarını bilmiyorum.
Aşağıdaki görüntü bizim eskimiş kilimlerden biri, artık kullanmıyoruz, motifleri zengin diye resmini koydum. Evde bundan çok daha güzel kilimlerimiz var. Tabii ki: onların resmi yok.
