Ben blogumda yukarı perdeden genellemelerle gidiyorum, tarihten bir şeyler araştırmaya çalışıyorum ama, bloga ilk başladığımda, “yazacak bir şey bulamazsam, insanları ve anıları yazarım” diye düşünmüştüm. O zamanlar bir çeşit köy muhtarı zihniyetinde imişim demek ki. Geçenlerde Çankırı Orta’nın bir köyünden olan bir arkadaşımın köylerinin web sayfasını gördüm de, vallahi koca koca firmaların web sayfalarında o derinliği bulmak mümkün değil.
Dün eve başsağlığına gelen misafirlerimiz nedeniyle annemle babam eskiyi andılar: Rahmetli Fakı Dayı’nın ve İbiş Emmi’nin (ikisi kardeş, neden birine dayı, birine emmi derdik ki acaba?) adları anıldı. Gerçekten de özellikle Fakı dayı, bizim mahalle komşumuz olduğu gibi, köyde de en sevdiğimiz insanlardan biriydi. Bizlere (tabii asıl Dedemleri, Babamları kastediyorum) her zaman iyi niyetli, sevecen bir yaklaşımı vardı. Kişilik olarak da çok temiz dürüst bir insandı. Onları iyi duygularla anıyoruz, bir devrin geçtiğini de görerek…